birdman-1

Riggan Thompson eski bir Hollywood aktörü, şimdi ise sadece eskiden oynadığı süper kahramanın adı geçince hatırlanıyor. Orta yaşın getirdiği varoluş krizi, hayallerle gerçeğin tezatı, önemli ve değerli bir şey ortaya çıkarma hevesi ve insanın egosuyla kavgası üst üste biniyor. Riggan kitaptan sahneye uyarladığı bir Broadway oyununda yönetmenliğe ve oyunculuğa soyunuyor. Varını yoğunu ortaya koyuyor. Kamera sahne arkasında gezinir ve oyuncuların omuzları üzerinde kıvrılarak ilerlerken biz de tüm tiyatronun hayallerine ve hayal kırıklıklarına seyirci oluyoruz.

birdman-2

Yönetmen Alejandro González Iñárritu röportajlarında rahatını bozmak ve Birdman’e filmlerinde şimdiye kadar eksik olan bir şeyi katmak istediğinden bahsediyor. Komedide her şeyin zamanlama olduğunu anlatıyor ve tarzını trajediden kara mizaha doğru kaydırırken filmindeki mizahı akıllıca yerleştirilmiş repliklerle sunuyor. Birdman kahkaha atabileceğiniz bir film değil ama sizi endişelendirip üzerken suratınızda bir tebessüme izin veriyor. Kısacası film üstlendiği görevi başarıyor. Zaten kadroda Michael Keaton, Naomi Watts, Edward Norton gibi isimlerin yanında komedi deneyimi görece fazla olan Zach Galifianakis ve Emma Stone gibi isimlerin olması da bu işi kolay kılıyor.

birdman-3

Karşımızda hayattan beklentileri olan; geçmişleri, bunalımlarıyla gerçekçi karakterler görüyoruz. Çok yakından izliyoruz onları, sahne arkasından, tüm arzu ve dertleriyle. Onları başarının, ailenin, aşkın, o ya da bu şekilde mutluluğun peşindeki uzun koşularında izliyoruz. Filmin odağından, Riggan’dan uzaklaşsanız bile gördüğünüz her yüz tam manasıyla ayrı bir karakter oluyor; Mike kompleksli ve umursamaz bir metod oyuncusu, Sam yetişkinlerin arasında kalakalmış, rehabilitasyondan henüz çıkmış bir genç, Lesley sonunda hayallerini gerçekleştirmenin getirdiği heyecan içinde, Jake tüm ekibi bir arada tutup tiyatroyu kurtarmaya çalışıyor.

birdman-4

Birdman’i etkileyici ve özel kılan bir diğer nokta ise kuşkusuz sinematografisi. Baştan sonra kesintisiz bir çekim olacak şekilde hareket eden kamera tam da Iñárritu’nun kafasında kurduğu plana göre işliyor dar koridorlarda dolanırken. Filmde tiyatronun duvarları arasından eksik olmayan kavga gürültüyü, ön gösterimlerin getirdiği gerilimi, perdelerin açılmasına kalan son üç gün Riggan ve tüm tiyatro ile beraber yaşıyoruz. Hikaye New York’un kalbinde geçse de tanıklık ettiğimiz hayaller ve hayal kırıklıkları çok tanıdık.

İnsancıl bir hikaye anlatıyor Iñárritu. Başarı, mutluluk, ego, ün, sanat gibi birçok kavram üzerinde geziniyor; onlar hakkında sorular soruyor hikayesini anlatırken. Sorularına bazı cevaplar verse de yorumu genelde izleyiciye bırakıyor. Film her yaştan izleyiciye hitap ediyor ve herkes için gayet yüksek bir izlenebilirlik sunuyor. Hakkındaki övgüleri ve kendisine ayrılan zamanı hak eden bir film Birdman. İçten ve becerikli bir drama. Ayrıca sadece bateri sololarından ve klasik eserlerden oluşan müzikleri de filmden sonra ne iş yaparsanız yapın, arka planda ufak ufak çalmaya devam ediyor kafanızda.